tesadüf
çok eski bir sokakta ilerliyordum neşeli, kafam eğik kulağıma pek sevdiğim bir şarkı ilişirken;
''sevdim inanamayacağın kadar seni esmer kız''
biriyle çarpışır oldum kafamı kaldırdım, boğazım düğümlendi... göz göze geldik, gözleri, alev alev yanıyordu, ciğerlerim tutuştu... karanlıktı ela gözleri, büyüyen bir karanlık ve ben içinde cayır cayır yanıyordum, nefes alamadığım her an biraz daha düşüyordum karanlığına, her an bir yumruk gelecek beklentisi vardı zihnimin bir köşesinde. ve o köşe başında gözlerimiz kenetlenmişti ötekininkine...
''sevdim inanamayacağın kadar seni esmer kız, kirpiklerimde çırpınan tuzlu gözyaşımda, ihanetin adı yok...''
yok böyle birşey... olamaz... bugün değildir en azından... gözümü kırpamıyorum bir hayalse kaybolmasın diye bir yandan korkarak... deli gibi çırpınıyor diyeceğim kalbim ama düşürdüm galiba, yahut canlandı yeniden... karanlıkta yol gösteren yangınlara bakıyorum, yıllara verdi beni, gittim ötelere, çocuktuk daha, küçücük elleri vardı... hala küçükler galiba ama bakamıyorum... küçüktük daha ve küçük bedenlerimize ağır yükler, yaşlı ruhlar sıkıştırmıştık ve kocaman bir aşk... kırıldık... binlerce parçaya bölündük ve dağldık ve şimdi; binlerce parçamız yüzleşiyor...
bir kese kağıdı değilim şimdi onun için, tarihi geçmiş bir gazete kağıdıyım, sarıldığım aşkın besin değerinden çok, üzerine akıttğım mürekkep önemli, kirletiyorum, kirletmiştim çok...
ellerim titriyor, bakamıyorum ama galiba onunkiler de... ama öfkeden diyorum ve yine kayboluyorum o gözlerde, yanıyorum cayır cayır, ben yanmaktan çok korkarım...
merhaba, diyor
kekeliyemiyorum bile, ilmik geçirilmiş boğazım kurumuş ve galiba az önce öldüm ama henüz farketmiş değilim...
ince bir gülümseme, kibarlıktan, yüzünde, nasılsın? diyor
bıraktığın gibi diyemiyorum çünkü değilim sadece yüreğim bıraktığı gibi kırık yine...
iyi, sen?
gözleri, yine yuvarlak, aman tanrım, kokusu sarıyor dört yanımı ve çember daralmakta hissediyorum birazdan acı bir tokat yiyeceğim suratımın tam ortasına... bekliyorum yani böyle birşey... gelmiyor...
iyiyim...
hala gözünü kırpmamış ben galiba hipnotize oldum, biri beni uyandırsın. iyiden mallaştım çünkü... bir kahve içelim mi demem lazım biliyorum, ama ben böyle şeyleri beceremem ki...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder