iblis
akşamdan kalmış damağımı soğuk bir birayla ıslatmaya çalışıyorum, insanlar var, insanlar, masamda bile, tanımıyorum. saniyelik bir deprem oluyor ruhumda. titriyorum, erkekliğimle değil, insanlığımla, vajina kokusunu silmeye çalışıyorum...
gözlerimi açtığımda bir kanepedeyim, her yerde wispler uçuşuyor, beyazlar, kıvılcım gibi, daireler çiziyorlar uçuşuyorlar ama düzensizler, yine de birbirlerine çarpmıyorlar... hayır, ben deli değilm... insanlar geliyor, insanlar, tanıdığım insanlar, oda doluyor birden. elim sakalıma gidiyor zira içicek sigara yok... hayat dramatik bir komedi oluyor ama her saniye elimden kayıp giden gençliğe insat izliyorum o filmi... kafam öne düşüyor gözlerim kapanıyor... başka bir yerde uyanıyorum ışıl ışıl, her taraf insan, yanımda da varlar... sıkılıyorum... yıllarca nasıl kendimi kandırmışım merak ediyorum, psikolojik gerilim filmi gibi izlemişim şu daracık sırça fanusumda... üzülmüyorum artık hiçbişeye, gerilmiyorum mesela, bir soğuk bira daha içiyorum, odamdayım, yalnızım, kafam güzel, sıcağa teslim olmadan bir bira daha içiyorum... karanlık, her yer, oda dönüyor, çakır keyif kafam değil, oda dönüyor hissediyorum, karanlık derinleşiyor, bir koku var, çok keskin, başka bir insan... oda da nefesini duyabiliyorum... kadın kokusu... o bir siren mi (Σειρήνες) acaba? peki neden hayattayım? kokusu? neden çekici değil... çünkü bir siren değil... dişleriyle karanlığı deliyor, bakışlarıyla değil, parlak sivri dişleriyle üzerime atlayan bir iblis, kanımı emmeye gelen bir vampir... boynumu kontrol ediyorumhala insanım, adamantin ve ya gümüş bişeyler arıyor gözüm yok, fakir odamda ancak şarabım var, tenime dokunmaya başladığında kalanını içiyorum, uzun tırnakları bedenimde geziniyor, buz gibi... korkuyorum, kasıklarım titriyor ve galiba ereksiyon geçiriyorum... titreneyen ellerimden süzülüyor şarap şişesi, odanın zeminiyle sevişiyor, güzel bir kadının kollarındaki erkek gibi dağılıyor, ayaklarımıza batıyor, diğer elim karanlık içinde sigaraya doğru bir maceraya başlıyor... pek de uzun sürmedi, ilk çıkan engel onu bertaraf etti, şimdi onun bedeninde geziniyor, dişleri, bana doğru atılan bir kaplan gibi ve şarabımın tadına bakıyor, hiçbirşey hissetmiyorum göğsümün sol yanında iki çift diş var, kana kana içiyor ve ben ölüyorum, yavaş yavaş...
akşamdan kalmış damağımı soğuk bir birayla ıslatıyordum, insanlar var, insanlar, masamda bile, tanımıyorum... saniyelik bir deprem oluyor ruhumda. titriyorum, erkekliğimle değil, açlığımla... parfümleri değil beni çeken...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder