hani bir kaç gündür rüyama giriyorsun ya...
-farkında bile değilsin tabii, yaşadığımı bile bildiğini düşünmüyorum-
ama olsun
çok mutlu ettin beni
eskisi gibi
ama ben eskisi kadar genç olmadığım için mutlu oldum işte senden, aynı hatırladığım gibisin... o kadar güzelsin ki. dadından yenmez şahane yane;
en çok aklını özledim senin. bu topluma ayak uydurmuş bana başkaldırını özledim. seni özledim, seni sevmeyi özledim...
aşk biter mi?
hala, hala ve hala sen varsın her şeyde, bitmiyor namussuz...
ama sen benim minik 'Balık'ım, kayıp gittinve ben...
o mal ben...
o denizlerde
yine malca
yelken açtım...
karaya vurdum, ölmedim ama pek yaşamadım da...
özledim seni...
eskisi gibi sevmiyorum seni, ama özledim nereden bakarsan çocuktuk biz, bilemedik; çok erken geldik birbirimize bilimiyorum yılların yarası unutamam. ilkler unututlmaz derler, inanmıyorum, sen ilkten öteydin zira pek çok ilk yok artık bende...
ama sen her kuş kanadında; sen her özgürlük rüyamda, sen bende, beni ben yapansın hala...
bil isterdim; sadece çok özledim; beni hiç duymadın ve bilmeyeceksin tabii ki...
edit: ağlasam gözyaşlarımı hisseder misin şimdi? başka başka dertlerim ve beni dinleyen sen yoksun... dinlesen ne güzel olur, ben en çok senin için ağladım çünkü...
20150621
20150616
darlamayın beni...
reklam : ''Ayazınla tehdit etme beni Ankara, hayallerimi yaksam ağustosu yaşarsın'' !
bildiğin yaşadım ben bunu yaa
hatta geçen hafta
neyse.
masallara inanır mısın? ben inanırım çünkü masalı yazan ve anlatan insandır, onlar gerçektir, gerçekliğin farklı anlatımıdır. yani şöyle özet geçeyim; hani hükümetin sana enflasyon yok, zam yok falan der ya; fiyat aynıdır ama ekmek daha hafiftir hani, öyle bir şey işte. düm dük diyemezsin de dolandırırsın lafı; masal odur bence. fantastik, erotik;
şimdi
-ideolojik şeylere girmeyelim tabii ki cinsiyetçi ve toplumu baştakine göre şekillendiren yapısı var ama şu an-
mevzu derin;
neyse ben yine geçen bir masaldayım, öyle böyle değil; sorsan bildiğin yaşıyorum, kahramanı falan da değilim hani... kenarda figuran. ödün veren yardımcı, ne bileyim 7 cücelerin en arkada dikileni gibi yani. işte öyle yaşıyorum. yine birileri keyfi rahat olanlardan; hayatın boşluğundan bahsediyor, kafam güzel, falez olsa atlayacağım aşağı... neyse ki şunu farkettim; memleketimin o toprağını (memleketim derken doğup büyüdüğüm yerdir) bilmiyorsam, o kadınla farklı dünyalar da yaşamamızdan...
ve onun gibilerin yönettiği dünyadan hayra geçenin kaburgasını sikeyim.
bunu neden dedim?
çünkü; aklımdan bunlar geçerken sevdiğime bu küfrü etmişim-kusmamaya çalışırken...
işte yine o masallardan birinde mutlu sona inanan ben;
yine savaşıyorum, mal gibi, nedense savaşıyorum yani durmadan...
hayat için...
hayatın çok da sikinde değilmişiz onu farkettim;
ben amerikan filmlerindeki ciğeri 5yazıyla beş- para etmez kahramanlar için kendini feda eden değişiklerden değilim. benim mevzularım derin gerçekten, onlar takılsın bi kenarda.
neyse işte öyle bir masalda; ben!
özledim;
elimden akan gençliğimi...
hayatıma girmiş kadınları ve erkekleri
hayatıma giremememiş o kahramanları özledim
ölümü düşünerek yaşayamadığım bu hayatı özledim
seni özledim
senin sen olabileceğin günleri özledim...
ve o masalda aslında ben sendim...
bildiğin yaşadım ben bunu yaa
hatta geçen hafta
neyse.
masallara inanır mısın? ben inanırım çünkü masalı yazan ve anlatan insandır, onlar gerçektir, gerçekliğin farklı anlatımıdır. yani şöyle özet geçeyim; hani hükümetin sana enflasyon yok, zam yok falan der ya; fiyat aynıdır ama ekmek daha hafiftir hani, öyle bir şey işte. düm dük diyemezsin de dolandırırsın lafı; masal odur bence. fantastik, erotik;
şimdi
-ideolojik şeylere girmeyelim tabii ki cinsiyetçi ve toplumu baştakine göre şekillendiren yapısı var ama şu an-
mevzu derin;
neyse ben yine geçen bir masaldayım, öyle böyle değil; sorsan bildiğin yaşıyorum, kahramanı falan da değilim hani... kenarda figuran. ödün veren yardımcı, ne bileyim 7 cücelerin en arkada dikileni gibi yani. işte öyle yaşıyorum. yine birileri keyfi rahat olanlardan; hayatın boşluğundan bahsediyor, kafam güzel, falez olsa atlayacağım aşağı... neyse ki şunu farkettim; memleketimin o toprağını (memleketim derken doğup büyüdüğüm yerdir) bilmiyorsam, o kadınla farklı dünyalar da yaşamamızdan...
ve onun gibilerin yönettiği dünyadan hayra geçenin kaburgasını sikeyim.
bunu neden dedim?
çünkü; aklımdan bunlar geçerken sevdiğime bu küfrü etmişim-kusmamaya çalışırken...
işte yine o masallardan birinde mutlu sona inanan ben;
yine savaşıyorum, mal gibi, nedense savaşıyorum yani durmadan...
hayat için...
hayatın çok da sikinde değilmişiz onu farkettim;
ben amerikan filmlerindeki ciğeri 5yazıyla beş- para etmez kahramanlar için kendini feda eden değişiklerden değilim. benim mevzularım derin gerçekten, onlar takılsın bi kenarda.
neyse işte öyle bir masalda; ben!
özledim;
elimden akan gençliğimi...
hayatıma girmiş kadınları ve erkekleri
hayatıma giremememiş o kahramanları özledim
ölümü düşünerek yaşayamadığım bu hayatı özledim
seni özledim
senin sen olabileceğin günleri özledim...
ve o masalda aslında ben sendim...
20150604
mutsuzluğun bilmemkaçıncıgünü...
uyanmak istemediğimiz günler olur ya; hani iş vardır, okul vardır, anne vardır, baba vardır vs...
o günlerden değildi bugün; sadece uyanmak istememiştim; uyanmasaymışım meğer...
bileydim ruhumun bu kadar skileceliğini, uyanmazdım...
uyanınca da söyleceğim budur bu olacak; batıyor ama acıtamıyor işte sevdan...
o günlerden değildi bugün; sadece uyanmak istememiştim; uyanmasaymışım meğer...
bileydim ruhumun bu kadar skileceliğini, uyanmazdım...
uyanınca da söyleceğim budur bu olacak; batıyor ama acıtamıyor işte sevdan...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)