ceplerimde oyuncaklarımla ağladığım günlerin hani o eskilerin değerini yeni yeni silmkteyim hayatımdan. yenilikçi bi adam değilim pek, imla hatalarımı bile değiştirmem, noktasını virgülüne sokayım der geçerim...
ama eskiler iyidir, hatırlanabilir, hatta gülümsetir '' vay be '' ler dedirtir ya hani işte o yüzden iyidir yeniler hep acıtıyor artık. ısınamıyorum bir türlü, ne olursa olsun bir parçamı alıp götürüyor ve ben şimdi kendimi o eskilerin değerini silerken buluyorum hayatımdan...
bir sefarad aklımı başımdan alırdı eskiden şimdi öylece dinliyorum, kadın kokusunda aramıyorum artık aşkın anlamını, hayatı sokakta hemde bilmediğim sokaklarda yaşıyorum, bağlanmamaya çabalıyorum hiçbirşeye, kanserli hücrelerimin sürekli devinim içinde kanımda yüreğimde ve beynimde devrimler yaptığı kabullendim artık, özlemiyorum eskileri. bir akşam vakti eğleniyorum. rekorlarımı kırıyorum öğleden başladığım geceye uzamış biralarımda...
tenimde ki vajina kokusunu kapatmak için kullanıyorum tütün yanığını, külleri yadırıyorum ömrüme vebiliyorum sanki oraları oradakileri gidilmiş yollarımdan ardıma bile bakamazken dönmek çabası da kalmamış içimde. gidenler diyeceğim giden hiç olmamış ki aslında... gemileri yakmışım çoktan, tükenmişim. aklıma geleni yapabilmenin özgürlüğünü vermişim, teslim olmuşum...
eskisi gibidik duruyorum şimdi, dimdik yürüyorum, sesim daha gür değil belki ama bakışlarım keskin, eskisi gibi, daha bir boşverirken hayata daha bir sarılıyorum... herhangi bir limanda onlarca biradan sonra tanımadığım bir saçın kokusu ile sızmaya başlarken, sidik kokusuyla eskilerin değerini siliyorum hayatımdan, yavaş yavaş; elimde kalanın oyuncaklarım olduğunu bilerek...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder