dipsiz gibi baktıkça uzayan bir uçurum şimdi o yollar. uzun çok, bacak kadar bebeyim ben daha...
uyanınca farkettim akşamdan kalma değildi sakalım. derindi; kim bilir ne canlıya konaklama hizmeti veriyordu. sonra suratımda bir kentsel dönüşüm projesi hazırladım. hava güzel belki gidişat değişirdi. ihale elimde kaldı rafa kaldırdım projeyi. kollarım acizdi tutmaktan, belki dedim bi kaç tutamak iyi gelir; geliyom ey duvar, yenemeyeceksin beni! deyi deyi yüksek gürültü de düşündüm. ondan da sonuç çıkmadı. bir bira iyi gider dedim, bira alamadığımı farkedince hala bozulmamış olan kahveden aldım. kafein iyidir bazen. açar güzel güzel kapıları hayallerin, sigara da varsa tamam... ama sigara da alamıyorum...
küçük bir çılgınlık yapmak istedim, heyecan dolusundan ve camdan dışarı baktım, dünyaya, insanlara; kimileri de kaçıyordu aslında, durdurmak istemedim hiç yere bakarak yürüyenleri. kimisi hırslıydı, kimisi güzel kimisi çirkin... aslında yeni bir şey yok bıraktığım gibi duruyor dünya işte!
apartman boşluğuna çıktım, karanlıktı. aşağıya baktım zira bura tek yöndü, yer çekimi ters yöne izin vermez... yürürüm ki ben burayı dedim gülümsemek gelmedi içimden, giderim ben buradan nerelere gittim gittim geldim ben....
ve dipsiz gibi baktıkça uzayan bir uçurum şimdi o yollar. uzun çok, bacak kadar bebeyim ben daha... yürüyecek gücüm de yok al beni...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder