20100110

özlem tutku...

hafif bir bahar yağmuru yağsın ıslanalım
sonrasında göz kırpan bir güneş çıksın dağların ardından


sonra bir fotoğraf çıksın cebinden içinde gülen biz olsun, güzel bir gün çekilmiş, güzel şeyler yaşanmı bir fotoğraf, siyah beyaz yahut renkli farketmez, gözlerimize baksın yeter... sonrasında hatırlayalım o günü konuşalım, yosun tutmuş sevgimizi hatırlayalım sonra dostça sarıl bana ben uzaklarda kaybolayım, sen o hayal ettiğin yere git, özgürlük aksın damarlarında bir an için...

.....

tazyikli bir su aksın yüreğimize panzerlerden
havada öldüren biber gazı kokusu, alev alev yanmakta
sonrasında bir güneş binaların üstünden göz kırpmakta


barikatın en önünde çarpışan, elleri taşlı sopalı... molotof saçan halkımızın kanını emen itlerin üstüne üstüne... biz ise küçücük yüreklerine hem aşkı hem özgürlüğü sığdırabilmiş evlatlar... sen olmayacaksın belki o barikatın herhangi bir yerinde ama ben seni limon suyu gibi isteyeceğim, devrim gibi özleyeceğim... o an sen de benimle çarpışacaksın, bilmiyorsun daha önce oldu yine olacak... yüreğimden gökyüzüne salacağım güler yüzlü çocukları sana sevgimi getirecekler ben o kurşunu yediğimde, yüreğimi yollayacağım sana dilin de bir sen bir de devrim...

...

bir pazar sabahında acı bir kahveyle güne başlamak seninle
hayat kapının önünde sadece sen ve ben
ve pencereden içimizi ısıtan yeni gün sızmakta...

Hiç yorum yok: