farkında mısın?
yanında sığır bile olamadım. nefret kazanmakta üstüme yok biliyorum. şimdiden deli gibi özledim. şişmiş ciğerlerimden sönük sönük adın süzülüyor, şarap bile tatsız.
keşkelerle dolu bir çok şey yazabilirim şimdi ardından. gittin...
giden hiç bir zaman yalnız gitmiyor kalandan o yüzden kalandan da hiç bir cacık olmuyor. hıyarım, evet cacık bile olamadım sana...
hayatımın ucuza kaçılmış başarısız bir kısa metraj olması yerine bir bilgisayar oyunu olmasını isterdim. orada hiç aşk yok, sevgi yok. bir görevden diğerine koşuşturmaca...
kabak tadı verdi sanki hayat, kaçamıyorum kalamıyorum çözemiyorum ve hiç olmak istemediğim yerde tam ortada buluyorum kendimi...
bağıra bağıra ağlamak istiyorum bu gece, nicedir birikenleri kusmak istiyorum yüzüme. günden güne nihilistleşmiş ruhum migrenden kıvrınmakta. anlatırken ben bu değilimleri kabulleniyorum artık ben değiştim. etik potada zaten düşünmedim ne zamandır, gerek duymuyorum. heyecanlanabilmek istiyorum içten içe. bu kadar duyarsızlık ve yüzeysellik bana bile fazla sanki; durdurun ya şu hayatı inecek var dedik!
bir akşamın kalbinde işte bıraktın beni, dönüp ardına bakmadan...
peki şimdi ne olacak, herkse sana benzemeyecek elbetteki olamazlar ama seni soracaklar. ve ben de ehe iyi deyip geçiştireceğim içten içe mutlu olmanı dileyerek, iyi ol hep...
haketmedim seni aslında evet, haketmeden yaşadığım onca şeyin arasında... özür dilerim, seni çok seviyorum... ve varken hiç duymadın şimdi de bilmeyeceksin ama; sana ağlıyorum aşkım...
ve
Gidersin; işte rezil bir an’dır bu;
yazdıkça silinen sözcükler gibidir hayat.
Gidersin; bir hazin dramdır bu!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder