uyandığımda yerde yatarken elimi gördüm, sol avuç içimle bakışıyordum. birşeyler söylemeye çalıştım, sesim çıkmadı, sesim... yoktu. sıcaklığı hissettim boğazımda ve göğsümde, aşağı doğru inen bir sıcaklık...
sırtüstü dönmeye çalıştım, boğazım doldu, nefes alamadım, kanı gördüm; o kanların içindeydim... yıllarca benimle yaşamış, kimi zaman beni terketmiş ama hep içimde gezinen litrelerce kanı.
aklımdan önce kadınlar geçti, sayıları korkutmadı beni . neden bilmem, sevdiklerim, çok sevdiklerim hem de; aklımdaydılar şimdi, benimle son kez yatıyorlar... evet hiç bilemediler ve artık bilemeyecekler; seni çok seviyorum, hala... hele sana hala aşığım...
tanrı geldi aklıma, neden beni bu kadar çok sevdiğini hiç anlayamadım ama birazdan kulağıma fısıldayacak biliyorum...
neredeyim?
bir minibüs gibi birşey olsa gerek ya da hareketli bir depo, eşyalar var ve şimdi yokuş yukarı çıkıyoruz. araçla benimle aynı şeyi yaşıyor, zorlanıyor nefes almak da, direniyor bu yolu gidebilmek için. hiçbir şey hatırlamıyorum, gerçekten, nasıl geldim, neden bu haldeyim...
ailem nerede acaba? onları özledim şimdiden ve biliyorum onlarda beni özlüyorlar şu an...
tekrar uzandığımda yerde elimi gördüm, sol avuç içimle bakışıyorduk. ve bir şarkı söylemeye başladım içten içte bağırarak... boğazım doldu ve soğuğu hissettim... aşağı doğru iniyordu ve ben o ana kadar farketmediğim en güzel şarkıyı söylüyordum, kimse beni duymuyordu...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder