20101112

yolculuk ankara...

ve bir gece daha...
hayatımda yine bir gece bu dönem; karanlık, dipsiz ve soğuk. bir evsizin saygısında yaşayacağım elbet, yaşayarak öleceğim hatta, severek, üşüyerek, yürüyerek, kanayarak...

ellerim titriyor artık, ihtiyacım olanı bilmiyorum, ya da biliyorum...

klavyeye damlayan yaşlar sanki ben olmuş, bana bizi anlatmakta izliyorum bu amaçsız dünyamı, sanki ben olmasamda yaşayıp solacakmış gibi hızla dönüyor...

ve yollar görünüyor; sonra hatırlıyorum bir zaman hayatım olmuş yolları..
ve yollar orada görünüyor, asfalt, soğuk ve umutsuz...
mahvettiğim hayatımdan bi yol görünüyor, ince ama uzun... umutsuzum...
bir ayrılık daha, bol acılı...

ayrılıkları hiç sevmedim, hiç hoşçakal diyemedim içimden gelerek, ayrılamadım hiç gerçekten, o yüzden bir parçamı hep insanlarda bıraktım sonra sonra eksildiğimi göremeden ben o insanlar olmuş kendimi öldürmüştüm. şimdi kendinin seri katili olarak çıkacağım bu yolculukta bir kara büyü keşfedip diriltmek istiyorum kendimi... bunu yapmam lazım...

Hiç yorum yok: