aslında insanlardan nefret etmek o kadar kolay ki; en sevdiklerinden bile... belli belirsiz bir an dev fırınların, 9mm lik o küçük metal parçalarının hayalini bile kuruyor insan... hitap etmekte artık başarısızım... kendime bakamıyorum aynada şimdi; nedenini biliyorum; nedenimi biliyorum, kimse bilmez ama. var işte bişeyler... duman duman tükenen ruhuma şimdi ahmet aslanın yanı sesi karışıyor; kadeh doldur son olsun, arkası yoksa sende yoksun...
insanlardan nefret etmek o kadar kolay ki aslında; en sevdiklerinden bile... ne kadar ayırmazsan o kadar farklı kılıyor kendini bu mahlukat, hele bir tanesi var ki; evet biliyorum artık konuşma konusunda pek başarılı biri değilim artık, hem de hiç, özlerim, isterim, düşünürüm ama iş konuşmaya gelince olmuyor... alanlardan biliyorum yapıyorumda isteyince güzel birşeyler... zerre düşünmeden gerisini... ama neden anlamıyorlar bilmiyorum....ben uyumlu adamım kardeşim, seni sen olduğun için kabul ederim, kolay kolay darılmam etmemde, dinlerim, dinlediğimi hatırlarım, iyi bir arkadaş, iyi bir yoldaş olurum ama iyi bir aşk olamadım hiç, ya bi şeyleri eksik yaptım ya da hep fazlasını verdim, bu böyle artık biliyorum... insanlardaki o yüzümde tanıdığım gülüş gibi sahtelikleri görünce üzülüyorum... ben sahte sevemem ki... bir şey dersem o dur çünkü fazlasını söyleyemem, seviyorum dediysem sevdiğimden, sensiz olmaz dediysem öyle olduğundan... söylediğimi de iki hafta sonra unutmam çünkü öyle hissediyorumdur, konuşmayı derdi tasayı paylaşmayı sevmem çünkü geriliyorumdur... ama bir türlü anlamadığım kadınlar neden böyle acaba? anlatırlar neler neler, sonra aradan iki gün geçer, sanki o yola çıkarken niceleri göze alan o değilmiş gibi ''boşver'' ''kasmayalım hiç'' ler başlar, ulan seven sen değil misin? hani deli gibi aşıktın? böyle sahtelikleri görünce ölüyor içimde birşeyler... insanların sözlerine benim duygularımla ya da yönlendirici bir şekilde başlamalarından nefret ediyorum.. o yüzden adı kalmıyor sevgimin... çok önceleri gömdüğüm şeyler geliyor aklıma, neler neler veremediğim insanlar...hayat bu değil mi dost, gözyaşlarımızı meze yapıyoruz rakıya, yüreğimizi gömüyoruz şarap şişesine... evet bak yine şöylesin, yine böyle yaptın, beni yargılama, saplantılı herif, düşünüp düşünüp geliyorsun bana... ya yeter hayatında kaç kişi sevdi seni böyle, hayatında kaç kişi düşündü seni bu kadar kaç kişi bağlandı sana, kaç kişi aldatabildin benim kadar? kaç kişinin canını yakabildin benimkini yaktığın gibi? ne işkencelerinden geçip gelene... neden yaparsın ki? neden yaptın... düşünüyorum sözlerini de haklı diyorum ya, sırf bu yüzden bende konuşabilmek istiyorum, insanların hisettiklerini önemsemeden, krırlacaklarmış üzüleceklermiş fark etmez sadece onlar gibi rahatlayabilmek istiyorum o an ne kusmak istiyorum suratlarına -evet onlar beni kaybetmez ama ben onları kaybedebilmek pahasına istiyorum bunu- sonra yine kaldığım yerden devam etmek istiyorum... sinirliyim şimdi sanırım... içmek istiyorum...
insanlar senin anlattığın kadar bilirler sorunlarını, hayatını.... yani pek bilmezler aslında beni ve şimdi bakıyorumda artık bende bilmiyorum beni... aynaya bile bakamıyorum, galiba şiddete eğilim başlayacak bundan sonra, karakterimden daha fazla kaybetmek istemiyorum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder