20091230

işte öyle...

her gün dert cekmekten
yorgunsun ama aldirma
sen iç eglen yine bu yalan
dünya kimin umrunda

gece gelirdi aklima
duyarim seni nasil olsa
yoruldum ugrasmaktan
sen bulucaksin en sonunda

dert meze oldu masamda
içerim senin hatrina
unuturum neyim varsa
birde yanimda ah sen olsan

hey bu laflarin hepsi sana
hey bu laflarim anlayana

sen yine iyi düsün
yine iyi düsün

her gün dert cekmekten
yorgunsun ama aldirma
sen iç eglen yine bu yalan
dünya kimin umrunda


bu pek beğendiğim ama son albümünü alamadığım öztürk ün aldırma adlı parçasının sözleri; garip bir şekilde dikkatimi topladı bi noktaya; alkolizmanın sınırlarını zorladığım bu boktan dönemde başka insanlara sadık kalmak mesela neden? değer vermek? sevmek? saygı?

bilemem ben onları aklım ermez pek; ama insanlar garip adı üstünde insan işte tamam senin zaafın var işte konuşamıyorsun insanlarla kırılmasınlar etmesinler falan peki bu onların umrunda mı? peki senin hissettiklerin düşündüklerin umrunda mı? hele ki dinlemiyorsa, hele ki anlamak istemiyorsa yılların ağır ama etkili tedavisine bırakmaktan başka çare kalmıyor işte adama, elimde zaten pek birşey yok bazı konularda başarılı bir insan değilim zaten kabul ediyorum ama ''O'' nun anlamadığı ama zamanla anlayacağı birşey var, sevgim anlayışım ve kavrayışım evet farkındayım ona hep fazla geldim ama alttan almak ve de kendimi ezik göstermek gibi kötü huylarım var... e o zaman hisseme düşen zamana bırakmak, evet yanında ben olmayacağım bir daha yanında ama sevgimin ve benim farkıma varacak işte o zaman... oldu oluyor ve eminim olacak buna yapacak ''PEK'' birşeyim yok açıkçası ben herkesi olduğu gibi kabul edebiliyorsam onlarda beni kabul edebilmeli, örneğin kaprislerini çekiyorsam sırf sevdiğim için beni dinlemeliler... beddua etmem ben pek sevmem neden? çünkü olur bunlar yani gerçekleşir işte çok inanmam böle ilahi şeylere ama böle garip bazı durumlar oluyor onu da biliyorum işte; umarım anların bir erkek olarak benim değerimi düzelteyim umarım başka erkekler bunu sana öğretirler... kusuruna bakmıyorum çünkü sende bana öğrenmem gereken birşeyi öğrettin evet bundan sonra güven yk aşk yok sevgiyle tek kullanımlık bitti...

üzgünüm hepiniz için üzgünüm çünkü beni kaybettiniz... kırdınız... öldürdünüz içimdeki tüm insancıl duyguları... bu bir ergenlik problemi değil bu bir yorgunluk, yoruldum sizi sevmekten...

evet herkesten çok sizi önemsemeyeceğim artık, bir daha bu kadar önemli de olmayacaksınız benim için, herkes yokken sen varsın da diyemeyeceksiniz mesela...

alkol kötü di mi? evet kesinlikle o yüzden ayık saldırıyorum hayata ve o eski arabesk söz aklıma geliyor mesela; kim demiş alkol kötü diye ben herşeyimi ayıkken kaybettim...

benim dışımda kimsenin öldüremeyeceği birşeyi öldüremediniz ama... çocukluğumu ve çocuk ruhumu... öldüremezsiniz.. ölürse ben öldüm... kimi zaman çöp toplayan karnını ve ailesini doyuran kimi zaman boş kovanlar ve şarapnel parçalarıyla oyanayan, kimi zamansa tek başına saklambaç ya da sek sek oynayan, oyuncaklarının başına oturduğunda dünyayı unutan sevgiye ve mutluğa dolayısıyla huzura aç o çocuğu öldüremezsiniz... kucağında çiçeklerle koşturan, evet olabilir diyen güneşe susamış özgürlüğe hasret bu çocuk ölmeyecek... ölürse ben öldüm...

Hiç yorum yok: