20091228

bir gün... ben... deniz...

bir gün ölü bulacaksınız bu bedeni, yüzünde aptal bir gülümsemeyle, hayatla alay ettiği bir an bulacaksınız bu bedeni, kasları taşlaşmış...

damarlarında kan yerine bilmem ne akarken belki, belki bir fırtınanın ortasında bulacaksınız paratoner olmuş zihniyle....

bir gün beni bulamayacaksınız, bir hayalperest olarak hatırlayacaksınız...

belki de sahile vurmuş bir beden bulacaksınız beni, mosmor, gözleri gökyüzünde, dudakları kulaklarına yaklaşmış, hayatla dalga geçerken...
...

köpük köpük kabaran, koca dalgalı, biraz isyankar o deniz benim işte, karanlık sinirli, çirkin, sahile vuran öfkem, tuzlu, ıslak...

o gözü yaşlı balık benim, nereye gideceğini bilmeyen, kaçmayan-saklanmayan ama avlanmayan, o hiç unutamayan...

özgüvenini kaybetmiş yan yan yürüyen yengeç benim, herşeyi boşvermiş bir kuytuda ağlayan...

bir savaş çocuğunun alev alev yanan gönlüne, kirli yüzündeki, çocuk, saf gülümsemeye çarpan, dağılan ama direnen o dalga benim... işte bukarşındaki yorgun adam benim... üzgün, kırgın, kirli, gözleri nemli ve anlatamayan bir türlü, söyleyemeyen... hani... seni... nasıl sevdiğini...

....

atlamıştım denize, tuzuna bırakmıştım ruhumu... kollarım açık uyandım, iki yanıma salınmış, bir şafak vakti daha güneş yok... balıklar dört bir yanıma, yüzüme yağmur çarpıyor ara ara, gökyüzü ışıl ışıl dansediyor arada sağıma soluma düşüyor, ama karanlık işte... karanlık... balıklar dört bir yanımda ısırıyorlar, acıyor... umrumda değil hiçbirşey, ben zaten kaybetmişim, ya kendimi ya yolumu bilmiyorum, ruhumu belki de... uzakta çok...

Hiç yorum yok: