ekmeği tuza banıp yer gibi...
ekmeği tuza banmak da ayrı bir samimiyet bulmuştum hep, şimdi şimdi neden olduğunu anlıyorum, kimsenin olmadığı yerde, hiçbirşeyinin kalmadığı anda orada seni bekleyenlerin samimiyeti var...
beni bulamayacaksın belki anne, bulamayacaksın sevdiğim, bir tutunamayan gibi değil belki gidişim...
11.05.10
ekmeğe tuz katmak, hatırlamak çok da öncesi olmayan günleri, ruhunu kirletmek...
20100517
yarım kalan yazı...
aslında insanlardan nefret etmek o kadar kolay ki; en sevdiklerinden bile... belli belirsiz bir an dev fırınların, 9mm lik o küçük metal parçalarının hayalini bile kuruyor insan... hitap etmekte artık başarısızım... kendime bakamıyorum aynada şimdi; nedenini biliyorum; nedenimi biliyorum, kimse bilmez ama. var işte bişeyler... duman duman tükenen ruhuma şimdi ahmet aslanın yanı sesi karışıyor; kadeh doldur son olsun, arkası yoksa sende yoksun...
insanlardan nefret etmek o kadar kolay ki aslında; en sevdiklerinden bile... ne kadar ayırmazsan o kadar farklı kılıyor kendini bu mahlukat, hele bir tanesi var ki; evet biliyorum artık konuşma konusunda pek başarılı biri değilim artık, hem de hiç, özlerim, isterim, düşünürüm ama iş konuşmaya gelince olmuyor... alanlardan biliyorum yapıyorumda isteyince güzel birşeyler... zerre düşünmeden gerisini... ama neden anlamıyorlar bilmiyorum....ben uyumlu adamım kardeşim, seni sen olduğun için kabul ederim, kolay kolay darılmam etmemde, dinlerim, dinlediğimi hatırlarım, iyi bir arkadaş, iyi bir yoldaş olurum ama iyi bir aşk olamadım hiç, ya bi şeyleri eksik yaptım ya da hep fazlasını verdim, bu böyle artık biliyorum... insanlardaki o yüzümde tanıdığım gülüş gibi sahtelikleri görünce üzülüyorum... ben sahte sevemem ki... bir şey dersem o dur çünkü fazlasını söyleyemem, seviyorum dediysem sevdiğimden, sensiz olmaz dediysem öyle olduğundan... söylediğimi de iki hafta sonra unutmam çünkü öyle hissediyorumdur, konuşmayı derdi tasayı paylaşmayı sevmem çünkü geriliyorumdur... ama bir türlü anlamadığım kadınlar neden böyle acaba? anlatırlar neler neler, sonra aradan iki gün geçer, sanki o yola çıkarken niceleri göze alan o değilmiş gibi ''boşver'' ''kasmayalım hiç'' ler başlar, ulan seven sen değil misin? hani deli gibi aşıktın? böyle sahtelikleri görünce ölüyor içimde birşeyler... insanların sözlerine benim duygularımla ya da yönlendirici bir şekilde başlamalarından nefret ediyorum.. o yüzden adı kalmıyor sevgimin... çok önceleri gömdüğüm şeyler geliyor aklıma, neler neler veremediğim insanlar...hayat bu değil mi dost, gözyaşlarımızı meze yapıyoruz rakıya, yüreğimizi gömüyoruz şarap şişesine... evet bak yine şöylesin, yine böyle yaptın, beni yargılama, saplantılı herif, düşünüp düşünüp geliyorsun bana... ya yeter hayatında kaç kişi sevdi seni böyle, hayatında kaç kişi düşündü seni bu kadar kaç kişi bağlandı sana, kaç kişi aldatabildin benim kadar? kaç kişinin canını yakabildin benimkini yaktığın gibi? ne işkencelerinden geçip gelene... neden yaparsın ki? neden yaptın... düşünüyorum sözlerini de haklı diyorum ya, sırf bu yüzden bende konuşabilmek istiyorum, insanların hisettiklerini önemsemeden, krırlacaklarmış üzüleceklermiş fark etmez sadece onlar gibi rahatlayabilmek istiyorum o an ne kusmak istiyorum suratlarına -evet onlar beni kaybetmez ama ben onları kaybedebilmek pahasına istiyorum bunu- sonra yine kaldığım yerden devam etmek istiyorum... sinirliyim şimdi sanırım... içmek istiyorum...
insanlar senin anlattığın kadar bilirler sorunlarını, hayatını.... yani pek bilmezler aslında beni ve şimdi bakıyorumda artık bende bilmiyorum beni... aynaya bile bakamıyorum, galiba şiddete eğilim başlayacak bundan sonra, karakterimden daha fazla kaybetmek istemiyorum...
insanlardan nefret etmek o kadar kolay ki aslında; en sevdiklerinden bile... ne kadar ayırmazsan o kadar farklı kılıyor kendini bu mahlukat, hele bir tanesi var ki; evet biliyorum artık konuşma konusunda pek başarılı biri değilim artık, hem de hiç, özlerim, isterim, düşünürüm ama iş konuşmaya gelince olmuyor... alanlardan biliyorum yapıyorumda isteyince güzel birşeyler... zerre düşünmeden gerisini... ama neden anlamıyorlar bilmiyorum....ben uyumlu adamım kardeşim, seni sen olduğun için kabul ederim, kolay kolay darılmam etmemde, dinlerim, dinlediğimi hatırlarım, iyi bir arkadaş, iyi bir yoldaş olurum ama iyi bir aşk olamadım hiç, ya bi şeyleri eksik yaptım ya da hep fazlasını verdim, bu böyle artık biliyorum... insanlardaki o yüzümde tanıdığım gülüş gibi sahtelikleri görünce üzülüyorum... ben sahte sevemem ki... bir şey dersem o dur çünkü fazlasını söyleyemem, seviyorum dediysem sevdiğimden, sensiz olmaz dediysem öyle olduğundan... söylediğimi de iki hafta sonra unutmam çünkü öyle hissediyorumdur, konuşmayı derdi tasayı paylaşmayı sevmem çünkü geriliyorumdur... ama bir türlü anlamadığım kadınlar neden böyle acaba? anlatırlar neler neler, sonra aradan iki gün geçer, sanki o yola çıkarken niceleri göze alan o değilmiş gibi ''boşver'' ''kasmayalım hiç'' ler başlar, ulan seven sen değil misin? hani deli gibi aşıktın? böyle sahtelikleri görünce ölüyor içimde birşeyler... insanların sözlerine benim duygularımla ya da yönlendirici bir şekilde başlamalarından nefret ediyorum.. o yüzden adı kalmıyor sevgimin... çok önceleri gömdüğüm şeyler geliyor aklıma, neler neler veremediğim insanlar...hayat bu değil mi dost, gözyaşlarımızı meze yapıyoruz rakıya, yüreğimizi gömüyoruz şarap şişesine... evet bak yine şöylesin, yine böyle yaptın, beni yargılama, saplantılı herif, düşünüp düşünüp geliyorsun bana... ya yeter hayatında kaç kişi sevdi seni böyle, hayatında kaç kişi düşündü seni bu kadar kaç kişi bağlandı sana, kaç kişi aldatabildin benim kadar? kaç kişinin canını yakabildin benimkini yaktığın gibi? ne işkencelerinden geçip gelene... neden yaparsın ki? neden yaptın... düşünüyorum sözlerini de haklı diyorum ya, sırf bu yüzden bende konuşabilmek istiyorum, insanların hisettiklerini önemsemeden, krırlacaklarmış üzüleceklermiş fark etmez sadece onlar gibi rahatlayabilmek istiyorum o an ne kusmak istiyorum suratlarına -evet onlar beni kaybetmez ama ben onları kaybedebilmek pahasına istiyorum bunu- sonra yine kaldığım yerden devam etmek istiyorum... sinirliyim şimdi sanırım... içmek istiyorum...
insanlar senin anlattığın kadar bilirler sorunlarını, hayatını.... yani pek bilmezler aslında beni ve şimdi bakıyorumda artık bende bilmiyorum beni... aynaya bile bakamıyorum, galiba şiddete eğilim başlayacak bundan sonra, karakterimden daha fazla kaybetmek istemiyorum...
20100411
nokta...
hadi arkana bakmadan git, arkana bakarsan gidemezsin...
sardığım tütün genzimi yakıyordu, lümpen duygularım tavan yapmış, kendimi bende insanım gibi sözlerle eylemekteyim...
ağlıyorum, ardıma bakarsam eğer yanıyor ciğerim, nice yıllar... önümü göremiyorum... şimdi ağlıyorum... bir bağlama dağlıyor ciğerimi...
iki kadeh yetiyor artık canıma, sağda solda gezinen, üsütüne basılıp ölen bir böcek olmak istyorum...
söyleyin anama anam ağlasın, anamdan gayrısı yalan ağlasın...
sardığım tütün genzimi yakıyordu, lümpen duygularım tavan yapmış, kendimi bende insanım gibi sözlerle eylemekteyim...
ağlıyorum, ardıma bakarsam eğer yanıyor ciğerim, nice yıllar... önümü göremiyorum... şimdi ağlıyorum... bir bağlama dağlıyor ciğerimi...
iki kadeh yetiyor artık canıma, sağda solda gezinen, üsütüne basılıp ölen bir böcek olmak istyorum...
söyleyin anama anam ağlasın, anamdan gayrısı yalan ağlasın...
20100408
bitii bir hikayem
sonunda bitti...
ama işte öyle değil kazın ağayı
nelerimi vermişken ben, hele ki ideolojimi
yıllarımı vermişken ben
siz
aldınız herşeyimi...
artık en güzel hikayem değil bu*
bunlar,
bitirdiniz,
bende artık sizin gibiyim,
artk biliyorum
ne yaparsam yapayım olmayacak
e öyleyse uğraşmanın ne anlamı var?
hep siz haklısınız nasıl olsa
ister yanlış yaparım ister doğru...
hayaller çok uzaklaşmış sanki bu hayalpereste
ama siz TERBİYESİZLER! işte böyle...
işte böyle...
yine kandırıldım
aldatıldım...
''bitti zor oldu ama bitti,
yapamadım benim
başka bir kalbi
bedenin zayıftı
kalbin güçlüydü belki...'*
ama kalbin bile güçlü değildi...
iyileşiyorum şu an itibariyle, ağlıyorum, bazen ne yaparsam yapayım işte olmuyor, teoman abimi bu kadar anmışken ekleyeyim; aşk... ahh aşk güzeldir... ama tektir neylersin, önce sever, inanır; en sonunda anlarsın; bunu bir hayvan olarak yazdım; bundan sonra öyleyim çünkü, ama kimse için üzülmüyorum... gücüm yok çünkü, eğer yüzü olmayanlar bu kadar güçlüyse, ahlaksızlar bu kadar çok konuşabiliyorsa, evet öyleyim, daha yaralanacak bi yerim kalmadı çünkü...
ama işte öyle değil kazın ağayı
nelerimi vermişken ben, hele ki ideolojimi
yıllarımı vermişken ben
siz
aldınız herşeyimi...
artık en güzel hikayem değil bu*
bunlar,
bitirdiniz,
bende artık sizin gibiyim,
artk biliyorum
ne yaparsam yapayım olmayacak
e öyleyse uğraşmanın ne anlamı var?
hep siz haklısınız nasıl olsa
ister yanlış yaparım ister doğru...
hayaller çok uzaklaşmış sanki bu hayalpereste
ama siz TERBİYESİZLER! işte böyle...
işte böyle...
yine kandırıldım
aldatıldım...
''bitti zor oldu ama bitti,
yapamadım benim
başka bir kalbi
bedenin zayıftı
kalbin güçlüydü belki...'*
ama kalbin bile güçlü değildi...
iyileşiyorum şu an itibariyle, ağlıyorum, bazen ne yaparsam yapayım işte olmuyor, teoman abimi bu kadar anmışken ekleyeyim; aşk... ahh aşk güzeldir... ama tektir neylersin, önce sever, inanır; en sonunda anlarsın; bunu bir hayvan olarak yazdım; bundan sonra öyleyim çünkü, ama kimse için üzülmüyorum... gücüm yok çünkü, eğer yüzü olmayanlar bu kadar güçlüyse, ahlaksızlar bu kadar çok konuşabiliyorsa, evet öyleyim, daha yaralanacak bi yerim kalmadı çünkü...
20100407
sen doldur yeter, ben içerim... bugün sadece içelim...
nedeni benlik boşver, ankara ayazında kaldım, merdivenden düştüm, tv boş bugün... sorma, içelim sadece. konuşma. konuşmak istemiyorum. yarına kalan işte yarım kalmış konuşmalar, yarına kalan yine eksilmiş bir ben. sorma anlatsamda anlamayacaksın... konuşma, birde seni dinlemeyim... susalım bugün, yüksek alkol dağılsın damarlarımızdan ruhumuza... akdenize aksın bu gece gözlerimiz, ben yüreğimi evde bıraktım bugün...
sadece yalnızlık, özgürlük, huzur istiyorum...
midem bulanıyor artık insanlardan...
sadece yalnızlık, özgürlük, huzur istiyorum...
midem bulanıyor artık insanlardan...
20100403
acı özgürlük
kalbim şimdi fırlayacak göğüs kafesimden...
parmak uçlarıma kadar uyuştum...
nefret ediyorum... gerçekten...
bir çok şeyi haketmedim ve bu... bunu asla!
ağlamak istiyorum, bağırıp çağırmak, vurup kırmak istiyorum...
neden mahvettim hayatımı? neden? neden vazgeçtim onca şeyden? onca insandan...
işte yine yolun başındayım, hep yaptığım gibi...
yine inşa edilmek üzere bir hayat bekliyor beni....
parmak uçlarıma kadar uyuştum...
nefret ediyorum... gerçekten...
bir çok şeyi haketmedim ve bu... bunu asla!
ağlamak istiyorum, bağırıp çağırmak, vurup kırmak istiyorum...
neden mahvettim hayatımı? neden? neden vazgeçtim onca şeyden? onca insandan...
işte yine yolun başındayım, hep yaptığım gibi...
yine inşa edilmek üzere bir hayat bekliyor beni....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)