uzak dur bu gece gelme ey ecel diyesim vardı;
o kadar çok şey vardı ki gelmemesi gereken eceli unutttum, ne de olsa gençtim...
20150505
20150416
Konsantrasyon bozukluğu!
orjinali sevdiğim ama yerli coverı da 'eh be' diyerek kendini dinletiyor hani, adını vals koymuş efendi efendi demiş şarkı bu diye, güzel olmuş takdir ettim mabel, normalde pek sevmem dinlemem seni, ama itlik hergelelik yakışmıyor sana.
neyse
neyse demişken şimdiye kadar savuşturduğum düşündüğüm onca acının, hayalin patlamalarını yaşıyorum şu sıralar. ansızın, bazen bir iki biradan sonra bazen ''düm dük'' güpe gündüz insanların ortasında. ne kadar çok acı biriktirmişim meğer, kaygı bozukluğunun ötesine geçen rahatsızlıklarımı açıklamaya yetiyor ama çözmeye yetmiyor işte, kaçmak yok epeydir stratejilerim arasında bunu da ekleyim.
uzun uzun dalıp gittiğim hayallerden birinde; başarılı bir eğitimci oluyorum mesela, iyi bir baba oluyorum, sanki yaşlanmıyorum ölümsüzleşiyorum bu şekilde... en büyük korkumun üstesinden geliyorum. ''iş bitirici'' bir aile babasıyım mesela, iyiyim ben böyle derken gerçekler sızıyor birden hayallerime. bir zaman, çok zaman önce-yani bana göre- psikoloğum şunu demişti; ''hayallerine sınır koyma bırak imkansızlaşsınlar'' yoksa plan olurdu ona göre, o zaman bu zamandır ne zaman hayallerimi gerçeklerden arındırmaya çalıştıysam, gerçeklerden uzaklaştım, yani farkında olmadan baya bi öteye gitmişim, sonuç; plan yok, hayat yok, çaba yok, iş yok güç yok okul yok yok amk yok hiçbir şey yok yok... elde var sıfır yani. kronik rahatsızlığım; sevdiğim, değer verdiğim insanların sözlerini çok dinler içselleştiririm, ama hep kaybederim sonunda... kendi fikirlerim tecrübelerim hayallerim yoktur pek, arada söz söylerim unutulur gider yazı yazmam yani.uçar gider yani...
neyse
günlerden bugün yine şu ufacık beynimde sorularımla ve çözüm önerilerimle bi şarkı çıktı karşıma. kendi teşhisim olan 'konsantrasyon bozukluğu'mla mücadele bugünkü başlığım. çok yorgunum anlatamam... ama aklımca... bünyem o kadar aç ki her şeye, her şeyi her şeyi yaşamak istiyor, mesela insanlara hitap etmek istiyor böyle sıkmadan sıkılmadan uzun uzun fikirlerini paylaşmak konuşmak istiyor. başka başka kadınlarla erkeklerle paylaşmak istiyor hayallerini, ortak paydalarda buluşmak, çatışmalarında uzalaşabilmek istiyor. spor yapmak istiyor mesela. hani o şiirdeki gibi ''ciğeri patlayıncaya kadar'' koşmak istiyor... güzel görünmek istiyor artık, ya da sadece görünmek, sahte sahte değil de gerçekten görülmek istiyor, olduğu gibi kaygısız, kendi gibi...
neyse
çok çok uzun zaman öncelerde bir avuç kalan hayallerimle ben burada bir 'biz' kurabilmek için üstüme düşenleri yapmamaya ama bunun için ruhumu ve aklımı yormaya devam ediyorum.
yitirdiğim onca heyecanı tekrar istiyorum, tekrar yaşamak istiyorum. bazen alıp başımı gitmek, kaldığımda da yeri yerinden oynatmak istiyorum...
ben hep çocuktum aslında...
en sevdiğim çocuktum ben!
güzeldim...
paslı kirli küflü de olsa hayallerim ben hala çocuğum...
yani sonuç olarak;
ve hala ''hayallerim de mevzularım kadar derin'' ...
bu da günün reklamı olsun..
20150214
20150211
onlarca şarkı dinlettim insanlara hepsi güzeldi. şimdi yüzlerce dinletiyorum ve hepsi çok güzel. yarın çok çok daha fazla olacak şarkılarım ve hepsi güzeller şimdiden. ama onlar sadece şarkı ve öyle kalacaklar, müzik güzel şey çocuk, şimdi bana botlarımı getir anavatanımda kar yağıyor!
o kocaman kara delik; işte benim ben aşıkların aşıkı!
he he
evet işte ondan
o delik o boşluk
hani siz kadınlardaki gibi; istekli, kaygan ve hoş kokulu olmayanından hani...
işte o
ama o ben değilim işte içinde tam ortasındayım ama
yıllardır dolduramadığım o boşluk, o çukur...
size girsin
bana giren girmiş çıkartamıyoz!
gecelerce
gecelerce beni tüketen o boşluk
tüm çatışmalarım
tüm uzlaşmalarım
hepsi
hepsi
işte benim
27 de tamam derim gibi gelmişti, çünkü hayat rakenröl misali akıyordu o boşlukta yapamadıklarım ve yapmaya çalıştıklarımda boğulurken.
sessizdim mesela
aşıktım olmasına ama...
çok sessizdim ben ya siktir et aşkı
27 biterken ben
sikerim gözünden!
olmadı nedense, kaderde yoğumuş demek 27'de ölmek
o zaman dedim
o zaman
27 de ölmediysem eğer hayat yaşamaya değer
demedim aslıda, hiç o kadar komplike şeyler düşünecek bi adam olmadım ben. hep sonradan 'hee' diyen adamdım,
evet öyle! ne acı...
neyse yaşamaya değermiş gibi sanki
yıllar yıllaaar sonra bir amacın nihayetine vardım, intihar düşünceleri, kendine işkenceler, kabuslar arasında özlemenin olmadığı, insanca(göreli), en azından faturaları ödeyebileceğim bir hayat hayali sarıyor şimdi ruhumu.
evet hala seviyorum, sanırım beni yaşatan bu. sevgisiz insan düşünemiyorum,
vicdanı olmayan bir insan nasıl yaşar ki?
ancak başkalarının ruhları üzerinden, acılardan...
tanrı olmasın varsın biz yeteriz, zaten 2-3 kişiyiz!
hobaa parti bile kurarız. belki iktidar olamayız ama kendi partimizle katıldık baraja takıldık deriz.
evet üç beş şarkı dinletirdim eskiden insanlara çok keyif alırdım. şimdi adını bile hatırlamadığım birlerce sanatçı ve şarkı var beynimin bi köşelerinde, aynı keyifle dinlemesmde/dinletmesemde daha çok şarkım var dinleteceğim...
ama aslında şu var
ben aslında artık şarkı dinlemek değil
şarkı söylemek istiyorum
oh be bu kadar kolaydı aslında söylemek istediğim senin ne anladığın sana kalmış!
daha çok şarkım var söyleyecek
hemde her birinize
hepinizi seviyorum aslında
çoğunuzdan nefret etsem de bu bizim suçumuz değildi, değil!
başka bir dünya mümkün ve bunu birlikte kuracağız, inanıyorum çünkü ben bile sen olmadan bir eksiğim, biz olmadan hangi dünya mümkün olabilir ki?!.
o kocaman kara delik; işte benim ben aşıkların aşıkı!
he he
evet işte ondan
o delik o boşluk
hani siz kadınlardaki gibi; istekli, kaygan ve hoş kokulu olmayanından hani...
işte o
ama o ben değilim işte içinde tam ortasındayım ama
yıllardır dolduramadığım o boşluk, o çukur...
size girsin
bana giren girmiş çıkartamıyoz!
gecelerce
gecelerce beni tüketen o boşluk
tüm çatışmalarım
tüm uzlaşmalarım
hepsi
hepsi
işte benim
27 de tamam derim gibi gelmişti, çünkü hayat rakenröl misali akıyordu o boşlukta yapamadıklarım ve yapmaya çalıştıklarımda boğulurken.
sessizdim mesela
aşıktım olmasına ama...
çok sessizdim ben ya siktir et aşkı
27 biterken ben
sikerim gözünden!
olmadı nedense, kaderde yoğumuş demek 27'de ölmek
o zaman dedim
o zaman
27 de ölmediysem eğer hayat yaşamaya değer
demedim aslıda, hiç o kadar komplike şeyler düşünecek bi adam olmadım ben. hep sonradan 'hee' diyen adamdım,
evet öyle! ne acı...
neyse yaşamaya değermiş gibi sanki
yıllar yıllaaar sonra bir amacın nihayetine vardım, intihar düşünceleri, kendine işkenceler, kabuslar arasında özlemenin olmadığı, insanca(göreli), en azından faturaları ödeyebileceğim bir hayat hayali sarıyor şimdi ruhumu.
evet hala seviyorum, sanırım beni yaşatan bu. sevgisiz insan düşünemiyorum,
vicdanı olmayan bir insan nasıl yaşar ki?
ancak başkalarının ruhları üzerinden, acılardan...
tanrı olmasın varsın biz yeteriz, zaten 2-3 kişiyiz!
hobaa parti bile kurarız. belki iktidar olamayız ama kendi partimizle katıldık baraja takıldık deriz.
evet üç beş şarkı dinletirdim eskiden insanlara çok keyif alırdım. şimdi adını bile hatırlamadığım birlerce sanatçı ve şarkı var beynimin bi köşelerinde, aynı keyifle dinlemesmde/dinletmesemde daha çok şarkım var dinleteceğim...
ama aslında şu var
ben aslında artık şarkı dinlemek değil
şarkı söylemek istiyorum
oh be bu kadar kolaydı aslında söylemek istediğim senin ne anladığın sana kalmış!
daha çok şarkım var söyleyecek
hemde her birinize
hepinizi seviyorum aslında
çoğunuzdan nefret etsem de bu bizim suçumuz değildi, değil!
başka bir dünya mümkün ve bunu birlikte kuracağız, inanıyorum çünkü ben bile sen olmadan bir eksiğim, biz olmadan hangi dünya mümkün olabilir ki?!.
20140826
şarkı söylemek istiyorum
yavaş yavaş süzülüyor nem omuzlarımdan, terliyorum.
sıcaktan değilde kaybettiğim çocukluğumdan, hayallerimden eriyorum.
''gidiyom ben yaa'' diyemiyorum ya işte ondan gidiyorum, her gece sessizce yavaş yavaş...
ben aslında yoğum, hiç var olmadım, hiçim, hiçkimseyim, duygusuz , sevgisiz, merhametsiz hiçlikler diyarında. bencilim de biraz, seviyorum. sevmem gerektiğine inanıyorum biraz, biraz sevmeden kendimi seni sevemeyeceğimi biliyorum.
bir ışık vardı hep hayallerimde, ona koşmayınca söndü. tek derde düşmüşken gözlerim seni de göremiyorum aslında. görmeyi istiyorum inan ama bağlanmışken gözlerim, toz dolmuşken burnuma inan bu gürültüde duyamıyorum seni. ama bak uzaklardan hala güzel şarkılar geliyor, belki başkalarının hayallerinde güzelizdir, güzel yaşıyoruzdur, belki başkalarının hayallerinde varızdır. çocuk oyuncağı değil ki yaşamak, bok gibi, evet öyle..
sıcaktan değilde kaybettiğim çocukluğumdan, hayallerimden eriyorum.
''gidiyom ben yaa'' diyemiyorum ya işte ondan gidiyorum, her gece sessizce yavaş yavaş...
ben aslında yoğum, hiç var olmadım, hiçim, hiçkimseyim, duygusuz , sevgisiz, merhametsiz hiçlikler diyarında. bencilim de biraz, seviyorum. sevmem gerektiğine inanıyorum biraz, biraz sevmeden kendimi seni sevemeyeceğimi biliyorum.
bir ışık vardı hep hayallerimde, ona koşmayınca söndü. tek derde düşmüşken gözlerim seni de göremiyorum aslında. görmeyi istiyorum inan ama bağlanmışken gözlerim, toz dolmuşken burnuma inan bu gürültüde duyamıyorum seni. ama bak uzaklardan hala güzel şarkılar geliyor, belki başkalarının hayallerinde güzelizdir, güzel yaşıyoruzdur, belki başkalarının hayallerinde varızdır. çocuk oyuncağı değil ki yaşamak, bok gibi, evet öyle..
20140604
duyuyor musun beni?
her gün içeceğim derken şaka yapmıyorum dedirttiler ya la gece gece...
seviyom bu adamları ankaradan olsa gerek
eksik olan bişeyler var
biyerde ve hala olmayan
anlamsız gözükse de sana
benim canımı çok acıtan
aw yee
hergün içeceğim ve sana pis pis güleceğim... ne günler geçti amk bu şarkıyla, eğlencelik bi dünya bırakmadılar belki ama yine de belki bir gün belki bir gün diye diye sana ve başka bir dünyanın umudunu verenin geçmişine içiyorum bugün. her gün değil yanlış olmasın bugün!?.
sözsüz sazsız sessiz sedasız meltemsiz rüzgarsız kızsız ve yine sözsüz
he yav he hee
utanmadan sıkılmadan
bir taşım bir yaşım var kardeşiiieeaammmm...
yerini bilmesem de
yüzünü görmesem de
kaçıp dursan da benden
geleceğim peşinden
çok kızgınım sana çok
yaram derin haberin yok
farklıyız biz çok farklı
biri eksi biri artı
yanlış yer yanlış zaman
sen ve ben
bir çok söz hepsi yalan
biraz sızı ve gözyaşı
başka yok bir şey senden kalan
işte bunların hepsi ankara...
vay amk
seviyom bu adamları ankaradan olsa gerek
eksik olan bişeyler var
biyerde ve hala olmayan
anlamsız gözükse de sana
benim canımı çok acıtan
aw yee
hergün içeceğim ve sana pis pis güleceğim... ne günler geçti amk bu şarkıyla, eğlencelik bi dünya bırakmadılar belki ama yine de belki bir gün belki bir gün diye diye sana ve başka bir dünyanın umudunu verenin geçmişine içiyorum bugün. her gün değil yanlış olmasın bugün!?.
sözsüz sazsız sessiz sedasız meltemsiz rüzgarsız kızsız ve yine sözsüz
he yav he hee
utanmadan sıkılmadan
bir taşım bir yaşım var kardeşiiieeaammmm...
yerini bilmesem de
yüzünü görmesem de
kaçıp dursan da benden
geleceğim peşinden
çok kızgınım sana çok
yaram derin haberin yok
farklıyız biz çok farklı
biri eksi biri artı
yanlış yer yanlış zaman
sen ve ben
bir çok söz hepsi yalan
biraz sızı ve gözyaşı
başka yok bir şey senden kalan
işte bunların hepsi ankara...
vay amk
20140513
harikalar diyarında sırıtan bir katil ve soma!
kömür tozu olsa da yanaklarında gözyaşlarımızın rengi aynı!
ne zaman suç oldu katile katil demek?
aynı küfürler düğümleniyor boğazımızda biliyorum çünkü şimdi bende ölüyorum...
her birinizle tekrar ve tekrar...
ne zaman suç oldu katile katil demek?
aynı küfürler düğümleniyor boğazımızda biliyorum çünkü şimdi bende ölüyorum...
her birinizle tekrar ve tekrar...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)