bilmediğim bir dilde daha önce bilmediğim bir adamın aynı acıya söylediği şarkıda yaşıyoruz biz hala.
saçı sakalına karışmış karmakarışık hayatımda artık ne yapmamam gerektiğini öğrenmişken, kadehimi kaldırıyorum işte, bizde yaşlanacağız yaşlanıyoruz ve öleceğiz gerek yok pek çok şeye zira hayat bize pek de mutlu olma şansı vermemişti pek tabii
hep yapmam gerekenleri diretti bu hayat bana
artık yapmamam gerekenleri biliyorum
orada ölen çocuk benim
orada direnen genç benim
orada sesini duymadığın ırzına geçilmişim
orada görmediğin eşcinselim
orada senin kabul etmediğin herkesim ben
ve buradayım artık daha çok biliyorum daha çok öldürmek istiyorsun beni biliyorum çünkü istediklerini yapmak istemiyorum.
senin silahının gücüyle yaşamaktansa ben orada çırılçıplak ölmek istiyorum bunu da biliyorum, ilk kez bu kadar çok seviyorum ilk kez bu kadar acı çekiyorum ilk kez bu kadar mutluyum büyük ihtimalle ilk kez yaşıyorum, son olmasın bu yaşam senin kabuslarında!
ben taksimde, güvenparkta, rojavada, hindistanda, italyada, yunanistanda, almanyada, brezilyada, şilide, meksikadayım ben dağda şehirde kırda kent de senin istemediğin her yerdeyim, belediyenin özelleştirilmiş otobününde gözgöze geldiğin adamım, kadınım varlığını reddettiğin insanım
sen yoksun ama ben hala buradayım, hiç olmadığım kadar! her an hazır hiç olmadığım kadar kızgın
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder