20120910

ağlasak mı?

ağlasak mı sanki

ilk kez şarap içiyor gibi sardırsak mı...
ağlasak mı sabahın işini de gücünü de sikerek
sevişmeden sadece
uzaktan ağlasak mı
hiç olmadı anlar gibi yaparak...

ağlasak mı?
artık çoktan ölmüş olan çocukluğumuza
doğmamış çocuklarımıza
bize
ve hayata ve de deyip baymayım daha fazla
ağlasak mı sanki hiç yapmamışız gibi...

ki hiç yapaamdık doya doya...

olur ya..

olur ya düşersin hayatıma;

sana son kez bakarım belki öpmeye yeltenirim ama bunu derim;

unutmadım alıştım...

ve en zorudur alışmak köleliğe, zincirlere alışmak
yalnızlık ömür boyu bu sikik toplum içinde

çocuk olamayız belki yeniden
ama mutluluğu sarar belki içimizde bu katil palyaço hayatın yanında
çocukluğumuzun katili olmanın...
beraber...

yalan

sanki yalan gibi hayat

gerçek yok gibi
her bulduğunda kaybettiğin yalanlarla yaşıyorsun sanki
güzel kadınlar gibi hayat
uzaktan
offf oooof off
aman içine girme
yalan sanki hayat
sen dürüst oldukça...

20120721

...........

mala bağlamış serçeyim bugün...
kimseyi suçlamıyorum, ağlamıyorumda ama ölüm isteği var içimde... azrail gelir de git dersem o yirmibeş yılımın üstüne geri kalan hayatımı koyup siksinler!

tarih beni unutsun artık anladım ben havlu attım...

ve kayıt...

hiç iyi bi aktör olamadım. olamadım. olamayacağım. müzisyen de değilim. heykellerin anca önünde içerim, arada bir sarhoş edebiyatı yapar adına şiir derim... keşke doğarken içime bi sanatçı kaçırsalarmış... karnım doyarmış en azından bugün...

yok!

ben sanatçı olmak değil para kazanmak istiyorum...

vur kadehi hadi, içimde az da olsaydı biraz sanatçı zaten bulurdum anlamını; bu iflahını siktiğimin hayatın!

kaderimiz böyle deyip işime bakmak isterdim... iş... ne güzel laf... işsizlik... işsizim.. işsizsin... işsiziz biz 8 milyon! ayrıca ailenin umudu adına genç denen öğrencileriz biz, çalışmadan okuyamayan!

işçiyiz biz, demir yumruklarımız da yok üstelik açız, ve en kötüsü tuzla gidiyoruz öleceğimiz her yere ya da yaşayamayacağımız her yere...

20120709

yayın bir ki deneme

sigaram bitmek üzere, param da yok işim de yok, sıkıntı...

hani deneysel şarkılar vardır ya özellikle orta kısımları baydıkça bayar, yazar benim hayatımda da deneysel birşeyler katmış ama olmamış. sırf ben olan şu blogda bile tutarsızlık var sanki.

ama şu temmuz bitmeden bi ankara asfaltlarında yürüsem tepelerine neyim çıksam insem bi kaç da bira içtim mi tamam derim daha ne olsun.

evire çevire sıkıldım hayattan ne doldurabiliyorum boşluklarımı ne taşırabiliyorum. yeter bile demek gelmiyor içimden, enerjim tükenmiş, yorulmuşum çok. kırgınım ama pek üzülmeye de halim yok..